Status

4G’ye 1 kala

Başlığa bakınca “Hayır, 4G değil 4 buçuk G!” diyebilirsiniz. Ama dünya üzerinde 4.5 G diye bir şey yok. Teknik olarak yok. Tabi bazı farklı synonym’ler var. Bizimkisi ise IMT-Advanced’in karşılığı için seçilmiş bir PR çalışması ürünü maalesef. Telefonlarımızda da 4G ya da LTE değil 4.5 G yazacak. Komik di mi 🙂

Yarın 4G’ye adım atacak ülkemizde büyük şenlikler, eğlenceler beklemiyorum.

Hayatımızı da anında değiştirecek bir teknoloji değil.

Ama 4G konusunda maalesef rekabetin de içine etmiş durumdayız… Neden mi? Kendimce kısaca anlatayım…

 

Continue reading

Video

Google artık “Alphabet”in…

Terminator filmlerini bilmeyen yoktur. Kısaca bahsetmek istersem; yapay zeka’nın kendi bilincini kazanarak en büyük düşman olarak insanoğlunu görmesi ve tüm sistemleri ele geçirerek savaş açması, dünyaya hakim olması ile birlikte insanoğlunun direnişini anlatır.

Filmde yer alan ve hemen her türlü elektronik cihazı kontrol eden yapay zeka’ya verilen isim de Skynet‘dir.

Günümüz dünyasında ise Skynet benzeri bir yapılanmaya doğru gidiyoruz. Telefonlarımız akıllandı, otomobillerimizin akıllandı ama yaygınlaşmadı. Kendi kendine giden araçlar geliştiriliyor.

Yakında evlerimiz akıllanacak ve bize yaşattıkları konfor sayesinde ilk aşamada pek güzel şımaracağız. Kontrol kısmen de olsa yapay zeka’ya geçecek.

Peki nedir bu Skynet benzeri yapı. Benim gözümde o yapı Google, ya da yeni ismi ile Alphabet şirketler topluluğudur.

Bir dakika bu da nerden çıktı? Alphabet’de ne?

Not: Bu yazı bol bol video içermektedir. İlk defa bu kadar çok video kullandım. 🙂

Continue reading

Hesap Güvenliği için 2-faktörlü doğrulama

Hepimizin en az 1 adet e-posta adresi var. Ağırlıklı olarak web tabanlı e-posta sistemlerinden hotmail (ya da yeni ismi ile outlook.com), Gmail ya da Yahoo uzantılı.  Çalıştığımız kurum ve kuruluşlar da iş için bizlere e-posta adresi veriyor. Tüm bu hengame içerisinde bir de akıllı cihazlarımıza tanımlıyoruz posta kutularımızı.

iris security

Tüm bu e-posta karmaşasında bir de diğer sitelerin (alışveriş, forum vb) şifreleri de var ki genelde yapılan en büyük yanlış tüm şifrelerimizi aynı yapmak. Herhangi bir şifremizi kaptırırsak bir bardak soğuk su içebilme riskimiz çok yüksek. Yurtiçi ve dışında yapılan çeşitli araştırmalarda genelde aynı şifreleri ya da birbirine çok benzer şifreler kullanıldığı tespit edilmiş. Bu yazıda, kullanıcı güvenliği için, iki faktörlü doğrulama sistemleri ile ilgili genel bir bilgi vereceğim. Continue reading

4G konusunda gecikiyoruz

Ülke olarak belki başka konularda cinnet geçiriyor olabiliriz ama “Akıllı Telefon” konusunda tam bir çılgınlık, basiret bağlanması ve delilik yaşanmakta.

Geçtiğimiz hafta yapılan bir habere bir göz atın isterseniz:

http://www.haberturk.com/ekonomi/teknoloji/haber/1098203-turkiyede-ilk-5-ayda-4-7-milyon-akilli-telefon-satildi

2015 yılının ilk 5 aylık verileri. Tam 4.7 milyon adet akıllı telefon satın almışız. Tahmini olarak yaklaşık 4 Milyar TL (eski para ile 4 katrilyon) ödeme yapmışız. Tamamı tabii ki de dışarı çıkmıyor paranın ama kredi kartı taksit yasağına rağmen böyle bir sayı bana çok enteresan ve korkutucu geldi.

Akıllı telefon deyip geçmeyin, o kadar para veriliyor ve internet bağlantınız yoksa akıllı telefonun aklı 10 karış havada olabiliyor.

Bu yüksek akıllı telefon penetrasyonundan dolayı 4G ihalesi biliyorsunuz geçtiğimiz Mayıs ayının 26’sında yapılacaktı. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız 4G’yi boşverelim direkt 5G’ye geçelim deyince herkes bir durdu ve “Neden olmasın?” dendi ve ihale ertelendi.

antenna-bts

Ancak durumun öyle olmadığı belli oldu. 5G konusunda çalışmalar yürüten öncü ülkeler ilk ticari şebekeleri 2020’den itibaren açmayı planlamakta. Peki 3G ile 7-8 sene geç tanışan (2009 Temmuz ayında geldi) Türkiye 5 sene boyunca 3G içerisinde debelenip bir anda 5G’ye mi geçmeli?

Bence bu doğru bir yaklaşım değil. Peki neler yapmak lazım?

  • 26 Ağustos 2015 tarihindeki ihale tamamlanarak operatörlere hemen 4G sistemleri açmalarını teşvik etmek
  • Eğer ihale yeniden ertelenirse 1 sene içerisinde 20-50 Mbps’lik hızlarımız (3G ya da 3.5, 3.75G de deniyor) aşırı yükten dolayı EDGE hızlarına (0,5 Mbps) düşebilir. Darboğaz düşünülenden de büyük.
  • 4G cihaz penetrasyonu bu sene sonuna kadar artacağından Vestel gibi şirketlerin dediğine değil insanların ihtiyaçlarına cevap verecek vergi politikaları geliştirilmeli.
  • Elimizde bir Samsung ya da Apple olmadığına göre Vestel gibi bir şirket daha yaratılabilir mi bakılması lazım. Bununla beraber yerli BAZ istasyonu ile birlikte yerli akıllı telefonu üretmemiz gerekli mi onu da ciddi olarak ele almamız şart. Oturup işlemci üretelim demiyorum ama adım atmamız şart. Bu da sadece özel sektör ile olmaz devlet de destek olmalı, teşvik verilmeli.
  • Eğer yeni bir marka yaratılması fizibl görünmüyorsa o zaman mobil yazılımlar üzerine ciddi anlamda eğilmek gerekiyor. Eğitim ve Sağlık‘ta bu tür mobil cihazlar ile çığır açılabilir. Teknoloji ihraç edebilir hale gelebiliriz
    (Fatih projesi gibi bir facia’yı da belki ayağa kaldırabiliriz, Fatih projesi ile ilgili bildiğim çok şey var ama ayrı bir yazı konusu)

Sözün özü 4G ile hayatımız daha da farklılaşabilecek.

Ama akıllı cihazları AKILLICA kullanır ve faydalanırsak…

 

Kamu’da Bulut Bilişim

Bilen bilir. 15 seneden fazladır devlet kademelerinin çeşitli yerlerinde çalıştım. Halen de hiç hazzetmesem de devletin bir kademesinde hizmet vermekteyim. Bilgi ve İletişim teknolojileri konusunda da yıllarca profesyonel olarak çalıştım. Halen biraz uzaktan da olsa konuları hem sıkıca takip ediyorum hem de kamu kurumlarının kullanmaya çalıştığı teknolojiler konusunda zaman zaman bilgilerime başvuruluyor. Şimdilik aktif bir görevim yok ama bu sektörden uzaklaşmadığımı belirteyim.

Aktif olarak görev yaptığım dönemde bulut bilişim (cloud computing) konusunda da bazı çalışmalarım olmuştu. (2008 yılı başlarında Türkiye’de ilk defa Microsoft Hyper-V üzerinden sanal sunucular ile hizmet vermek vb.)

O dönemde Türkiye için daha yeni yeni kişisel ve kurumsal bulut bilişim servisleri çıkıyordu. Geçen zaman içerisinde büyük üreticiler bulut bilişim dünyasına daha fazla ağırlık vermeye başladılar. Mevcut oyuncular da kişisel bulut sistemlerini daha iyileştirirken asıl para getirecek olan kurumsal bulut işlerine adadılar kendilerini. Continue reading