Başkalaşan ilişkiler

Bu sayfalarda ağırlıklı olarak teknolojik gelişmeler, ilgi alanlarım, hobilerim ve güncel meseleler ile alakalı yazılar yazmaktayım. Ancak son bir kaç senedir hayatım içerisinde yaşamış olduğum derin değişimlerden sonra ikili hatta çoklu ilişkiler konusunda (yaşımda da müsait olduğundan) çeşitli analizler yapacak kadar tecrübe kazandığımı söyleyebilirim. Asla ve asla “Ben artık tamamım yeaaa, biliyorum bu işi” demeyeceğim. Çünkü “lifelong” öğrenimim her daim devam etmekte.

2014 yılının sonlarına doğru yaklaşıyoruz. İnternet hayatımıza 20 sene evvel girdi. 20 sene içerisinde gelinen nokta çok ama çok enteresan. Hemen hemen bir çok kişi “paralel yaşamlar” içerisinde debelenmekte. Debelenmekte diyorum çünkü gerçek yaşamları ile paralel yaşamları arasında senkronizasyon ve uyum sağlayabilen pek yok. Continue reading

Sosyal Medya ve Paralel Yaşamlar

social_media

Başlangıç notu:

Daha önce bu yazımda internet’in en büyük sosyal ağı ile alakamı kestiğimi söylemiştim (Not 3). Facebook’a da (facebook.com/evrenyildiz) bakarsanız bir “Hoşçakalın” mesajı bıraktım. Bir çok arkadaşımdan, dostumdan “ne oldu, ne bitti, nedir ne değildir” sorularına maruz kalınca hazırlamış olduğum bu önemli yazıyı öne çekmek zaruri hale geldi.

Siz bu satırları okurken ben  Hakkari – Yüksekova‘da olacağım iş sebebiyle. Bu yazıyı geniş bir zamanda elinizde çay – kahve  içip keyif yaparken okumanızı öneririm. Yazdıklarım belki hoşunuza gitmeyebilir, belki içinizden bana çemkirebilir hatta sosyal medyayı kullanma konusunda hilkat garibesi olduğumu düşünebilirsiniz. Ama buradan bakın isterseniz tecrübe ve yaptığım işlere ondan sonra içinizden geldiği gibi söylenin 🙂 Son olarak; gerçekler bazen kimsenin hoşuna gitmez di mi 🙂

evren

Continue reading

Direnen sadece Gezi Parkı’mı?

Kısa yazacağım çünkü yazılacak her şey — geç de olsa — Türk medyası tarafından yazıldı halen de yazılmaya devam ediyor. Madde madde de olsa kendi görüşlerimi yazmak istiyorum:

  • Bu tepkilerin kaynağı belli, sıkıntı belli. Ancak Başbakan bu tepkileri hiç mi iyi değerlendiremez. Hiç mi etrafındakilerine rağmen iyi okuyamaz…
  • Özellikle meydanlara inenler 14-15-16 yaşındaki gençler. Benim neslim APOLİTİK olarak yetişti. “Dur”, “Höt”, “Sus” ile zapturapt altına alındık. Ama bu gençlerin hepsi tepkisini dile getirmekten çekinmedi, çekinmiyor da.
  • Bu gençler AK Parti iktirada geldiğinde 5-6 yaşlarındaydı. Siyasal iktidarın oturup “Bunlar piyon bunlar çapulcu, bunlar kendini bilmez, bunlar provokatör” demeden önce ciddi ciddi düşünmesi ve analiz etmesi gerekirdi. Yapmadılar. Ya da yapmak istemediler.
  • Maalesef, Başbakan son 2-3 yıldır fena halde farklılaştı. Ülkenin Başbakanı olacağına seçmeninin Başbakanı olmayı tercih etti.
  • Son 5-6 yıldır yaşam şekline ve fikir özgürlüğüne karşı totatiler bir baskı oluşmaya başladı. Bu da insanların kendi aralarında “Off sıkıldık” demesine neden oluyordu. Gerim gerim gerilen insanlar için tek bir kıvılcım yeterdi. O kıvılcımı da 30 Mayıs sabahı 05:00’da İstanbul Emniyeti güzelce çaktı.
  • Türk medyası yerin dibine geçmiş durumda. Bu kafa ile de kimse kaale almayacak. Yeni oluşumlara ihtiyaç olduğu apaçık ortada.
  • Bir zamanların azılı iktidar yanlıları halkın haklı tepkisi kaşısında hiç beklemeden tornistanın alasını yaptılar. Ne kadar riyakar oldukları da ortaya çıktı. Bunlar da gençler tarafından işaretlenmiştir sanırım.
  • Benim temennim birilerinin Sayın Başbakan’a olayları GERÇEK olarak göstermeleri. Çünkü meydandaki gençlerin hemen hepsi AK Parti’ye değil Recep Tayyip Erdoğan’a tepki gösteriyor

Sonuç olarak şunu söylemek isterim ki; bu haklı, güzel tepkinin “vandalizm”e varmasını engellemek, bazılarının ekmeğine tereyağı-bal sürmemek için çok elzemdir.

Onedio

Güzel bir site, kesinlikle öneririm…

Her gün birden çok gazete sitesine girmek, trend olan başlıkları takip etmek, sosyal medyada ilgili haberle alakalı ne konuşuluyor diye tek tek twitter ya da facebook hesabınıza girip arama yapmamak için size önereceğim bir site var…

www.onedio.com

Kendini “Sosyal Haber Ağı” olarak tanıtan sitede haberleri oluşturabiliyor ve yorumda bulunabiliyorsunuz. Bir nevi mini bir gazetecilik ve yazarcılık yapabiliyorsunuz.

Ben genelde haberlere bakıyorum özellikle akşamüstü gibi. Güzel ve eğlenceli oluyor…

 

Spor mantalitesi ve Türkiye

Hemen baştan belirteyim, ben bir spor eleştirmeni, yıllarını sportif konulara vermiş bir insan değilim. Aksine, kısa süreli profesyonel spor yapmış, daha sonra da amatör olarak takılmış bir kişiyim. Görüşlerim kendimi bağlamakta olup eksik bilgilere sahip olabilirim.

2012 Londra Olimp,iyatları başladığından beri elimden geldiğince hem ülke sporcularımızın müsabakalarını hem de eğlenceli ve çekişmeli gördüğüm mücadeleleri elimden geldiğince (evet uykusuz da kalabiliyorum) seyretmeye çalışıyorum.

Genel itibari ile sporcularımız canla başla mücadele ediyorlar. Ancak tuhaf bir stres var sporcularımızda. Bunu milli haltercimiz Sibel Şimşek’in röportajından anlamak da mümkün. Continue reading