Yüzyılın yeni hastalığı: FOMO

Bu hastalığın ustası ya da profesörü değilim ama bu blog’u takip edenler bilir bu konuda sık sık yazı yazmakta, amatör de olsa araştırmalar yapmaktayım.

Merak etmeyin kafayı takmadım bu işe, ama çok rahatsız edici boyutlara ulaşmış durumda olduğunu da kabul etmek gerekiyor

FOMO: Fear of Missing Out.

Yani Türkçesi ile “Gelişmeleri kaçırma korkusu“. Continue reading

Hoşcakal Facebook, merhaba yaşamın her an’ı

2004 yılı ortalarıydı yanlış hatırlamıyorsam. Amerika’da doktora yapan arkadaşlarım vasıtası ile öğrenmiştim Facebook’u. O zamanlar daha çok MSN Messenger ve ODTÜ Mezunları sitesinden (odtumezunlari.gen.tr) haberleşiyorduk. Bana Facebook sitesini önermişlerdi. Bir heves girdim ve benden @edu ile biten e-posta istemişti. edu.tr ile biten e-postayı verdiğimde ise üye kaydım onaylanmamıştı. Bilenler bilir, facebook ilk zamanlar sadece Amerika’daki üniversiteler arası ağ olarak hizmet veriyordu.

Bu arada odtumezunlari.gen.tr ile ilgili olarak şunu belirteyim, facebook daha yokken vardı ve 20 bin’e yakın da üyesi vardı. Facebook geldi kapandı site. Ekşi sözlük’te merak edenler buradan öğrenebilir.

Gel zaman git zaman facebook Global olmaya karar verdi ve tüm dünyaya açıldı. 2007 yılında üye olduğumu hatırlıyorum. İlk başlarda ne olduğunu tam anlayamamıştım. Hatta ilk durum paylaşımım çok salakça.

EFREN

Continue reading

Başkalaşan ilişkiler

Bu sayfalarda ağırlıklı olarak teknolojik gelişmeler, ilgi alanlarım, hobilerim ve güncel meseleler ile alakalı yazılar yazmaktayım. Ancak son bir kaç senedir hayatım içerisinde yaşamış olduğum derin değişimlerden sonra ikili hatta çoklu ilişkiler konusunda (yaşımda da müsait olduğundan) çeşitli analizler yapacak kadar tecrübe kazandığımı söyleyebilirim. Asla ve asla “Ben artık tamamım yeaaa, biliyorum bu işi” demeyeceğim. Çünkü “lifelong” öğrenimim her daim devam etmekte.

2014 yılının sonlarına doğru yaklaşıyoruz. İnternet hayatımıza 20 sene evvel girdi. 20 sene içerisinde gelinen nokta çok ama çok enteresan. Hemen hemen bir çok kişi “paralel yaşamlar” içerisinde debelenmekte. Debelenmekte diyorum çünkü gerçek yaşamları ile paralel yaşamları arasında senkronizasyon ve uyum sağlayabilen pek yok. Continue reading

Sosyal Medya ve Paralel Yaşamlar

social_media

Başlangıç notu:

Daha önce bu yazımda internet’in en büyük sosyal ağı ile alakamı kestiğimi söylemiştim (Not 3). Facebook’a da (facebook.com/evrenyildiz) bakarsanız bir “Hoşçakalın” mesajı bıraktım. Bir çok arkadaşımdan, dostumdan “ne oldu, ne bitti, nedir ne değildir” sorularına maruz kalınca hazırlamış olduğum bu önemli yazıyı öne çekmek zaruri hale geldi.

Siz bu satırları okurken ben  Hakkari – Yüksekova‘da olacağım iş sebebiyle. Bu yazıyı geniş bir zamanda elinizde çay – kahve  içip keyif yaparken okumanızı öneririm. Yazdıklarım belki hoşunuza gitmeyebilir, belki içinizden bana çemkirebilir hatta sosyal medyayı kullanma konusunda hilkat garibesi olduğumu düşünebilirsiniz. Ama buradan bakın isterseniz tecrübe ve yaptığım işlere ondan sonra içinizden geldiği gibi söylenin 🙂 Son olarak; gerçekler bazen kimsenin hoşuna gitmez di mi 🙂

evren

Continue reading

Disconnect – Sanal Hayatlar

Disconnect

İnternet hayatımızı o kadar değiştirdi ki. Hem iyi yönde hem de tehlikeli olabilecek büyük bir etkisi var.

Disconnect (Sanal Hayatlar) filmi de işte tam bu konuyu uzun uzadıya irdeliyor. Hayatımızı değiştiren internet devriminin aslında sanal anlamda hayatımıza renk katması ilke birlikte reel anlamda  duygusal ilişkilerin zayıflamasını, davranışlarımızın sotgulanmasını, farklı hikayelerle ele almakta. Continue reading