Telekom ve yanlış özelleştirme

Konu ile ilgili olarak şimdiye kadar binlerce haber ve köşe yazısı yazılmıştır eminim. Kısa da olsa ben de bu konuda bir iki fikir belirtmek isterim.

2005 yılının Kasım ayında Türkiye’nin devlet tarafından kurulmuş ve yıllarca tekel pozisyonunda hizmet veren KİT’lerinden biri olan Türk Telekom bu hali ile %55’i Oger Telecom‘a 21 yıllığına 6 milyar 550 milyon Amerikan Dolar’ına satılmıştır.

Özelleştirilmesi aşamasında bir çok tartışmalar, kavgalar, münakaşalar ve laf sokmalar havada uçuşmuştur. Açıkcası geçen 9 senede TT’nin özelleştirilmesinin çok ama çok yerinde olduğunu düşünmekteyim. Özellikle son kullanıcı olan bizlere (yani müşterilere) yaklaşım tarzı olsun, hizmetlerin yelpaze genişlemesi olsun, verilen teknik destek olsun 10 sene öncesine göre daha bir farklılaştı ve kalitesi arttı diyebilirim. Bu yazıda nasıl özelleşti, kiminle ne pazarlıklar yapıldı, kimlere ne vaad edildi vs gibi polemiklere ve komplo teorilerine girmeyeceğim merak etmeyin. Continue reading

10 Ağustos’ta sandığa

Türkiye tarihinde ilk defa Cumhurbaşkan’ını halk seçecek. Kim ne derse desin, kim seçilirse seçilsin 10 Ağustos 2014 tarihinde 1. Tur’u yapılacak olan seçimleri “Bana ne yeaaa ben tatildeyim” diyerek sallamamak, sonra da destek verdiği aday seçilmezse “puuuuu allah kahretsin” dememek için, demokrasi için sandığa gitmenizi öneriyorum. (tıpış tıpış değil başınız dik ve gururla). Continue reading

Grand Theft Auto

Dile kolay… Eskiden keyifle oynadığım bu oyun bir gün gelecek konsol piyasasında ortalığı kasıp kavuracak ve 5. nesli için onbinler bekleyecek  ve 3 günde yapımcısına 1 Milyar dolar kazandıracak…

Google’dan isteyen arayabilir, GTA nedir, ne değildir…

İngilizcesi olan http://www.gamesradar.com/the-complete-history-of-grand-theft-auto/ adresinden okuyabilir.

Ancak beni ilgilendiren kısım Take Two’ya bağlı olan Rockstar’ın bu devirde 267 Milyon $ harcadığı oyundan 1 Milyar $ kazanması. Ve bunu 3 günde yapması… Tahminler inanılmaz paralar kazanacağını öngörmekte.

Continue reading

Google Maps ve Türkiye

Google-Logo

Google. Son 10 yılın tartışmasız en büyük global markası. İlk olarak arama motorları konusunda muazzam bir kolaylığa imza attı. Son yıllarda ise platform olarak çok ama çok büyük gelişim içerisinde. Elbette hataları vardır, sıkıntıları vardır ama burası bunu tartışacak bir ortam değil şu anda. Benim asıl ilgilendiğim nokta ise Google’ın Türkiye operasyonlarında, özellikle Google Maps ve Navigation konularında değil üçüncü, onuncu dünya ülkesi olarak davranması. Continue reading

Direnen sadece Gezi Parkı’mı?

Kısa yazacağım çünkü yazılacak her şey — geç de olsa — Türk medyası tarafından yazıldı halen de yazılmaya devam ediyor. Madde madde de olsa kendi görüşlerimi yazmak istiyorum:

  • Bu tepkilerin kaynağı belli, sıkıntı belli. Ancak Başbakan bu tepkileri hiç mi iyi değerlendiremez. Hiç mi etrafındakilerine rağmen iyi okuyamaz…
  • Özellikle meydanlara inenler 14-15-16 yaşındaki gençler. Benim neslim APOLİTİK olarak yetişti. “Dur”, “Höt”, “Sus” ile zapturapt altına alındık. Ama bu gençlerin hepsi tepkisini dile getirmekten çekinmedi, çekinmiyor da.
  • Bu gençler AK Parti iktirada geldiğinde 5-6 yaşlarındaydı. Siyasal iktidarın oturup “Bunlar piyon bunlar çapulcu, bunlar kendini bilmez, bunlar provokatör” demeden önce ciddi ciddi düşünmesi ve analiz etmesi gerekirdi. Yapmadılar. Ya da yapmak istemediler.
  • Maalesef, Başbakan son 2-3 yıldır fena halde farklılaştı. Ülkenin Başbakanı olacağına seçmeninin Başbakanı olmayı tercih etti.
  • Son 5-6 yıldır yaşam şekline ve fikir özgürlüğüne karşı totatiler bir baskı oluşmaya başladı. Bu da insanların kendi aralarında “Off sıkıldık” demesine neden oluyordu. Gerim gerim gerilen insanlar için tek bir kıvılcım yeterdi. O kıvılcımı da 30 Mayıs sabahı 05:00’da İstanbul Emniyeti güzelce çaktı.
  • Türk medyası yerin dibine geçmiş durumda. Bu kafa ile de kimse kaale almayacak. Yeni oluşumlara ihtiyaç olduğu apaçık ortada.
  • Bir zamanların azılı iktidar yanlıları halkın haklı tepkisi kaşısında hiç beklemeden tornistanın alasını yaptılar. Ne kadar riyakar oldukları da ortaya çıktı. Bunlar da gençler tarafından işaretlenmiştir sanırım.
  • Benim temennim birilerinin Sayın Başbakan’a olayları GERÇEK olarak göstermeleri. Çünkü meydandaki gençlerin hemen hepsi AK Parti’ye değil Recep Tayyip Erdoğan’a tepki gösteriyor

Sonuç olarak şunu söylemek isterim ki; bu haklı, güzel tepkinin “vandalizm”e varmasını engellemek, bazılarının ekmeğine tereyağı-bal sürmemek için çok elzemdir.